E-ISSN 2587-0610

Quick Search




Laparoscopic Endoscopic Surgical Science (LESS) - Laparosc Endosc Surg Sci : 14 (1)
Volume: 14  Issue: 1 - 2007
REVIEW
1.Videoanoscope Assisted Stapled Hemorrhoidopexy: First in the World
Ali Doğan Bozdağ, Okay Nazlı, Tuğrul Tansuğ, Hayrullah Derici, Cemal Kara, Alper Sözütek
Pages 7 - 15
Stapler ile hemoroidopeksi, hemoroidal hastalığın cerrahi tedavisinde son yıllarda konvansiyonel cerrahiye alternative olmuştur. Yöntemin ideal biçimde uygulanabilmesi için çevre dikişinin sirküler olarak linea dentatadan aynı uzaklıktan ve uygun kalınlıkta geçilmesi gerekir. Uygun konulamamış bir çevre dikişinin bazı yerlerde linea dentataya daha yakın geçtiği, bazı yerlerde derin dokuları içine aldığı, bazı yerlerden hiç geçmemiş olduğu görülebilir. Bunun sonucunda da stapler hattının bazı bölümleri linea dentataya daha yakın olabilir. Bu da beraberinde inatçı ağrı ve inkontinans risking getirebilir. Zorlanılan olgularda çevre dikişinin uygun konulabilmesi için çeşitli anoskop modifikasyonları bildirilmiştir. Kliniğimizde 2001 yılında stapler ile hemoroidopeksi yöntemi uygulanmaya başlandıktan bir sure sonar çevre dikişi anoskopunun modifiye edilmesine geek duyuldu. İlk modifikasyonlardan edinilen deneyim ve cesaretle daha özellikli yeni bir anoskop geliştirildi. Bu yeni anoskopun kayak kapağı istenildiği kadar açılarak pencere açıklığı ayarlanabilmektedir. Ayrıca anoskopun içinden görüntü alınması ve görüntünün monitöre aktarılması olanaklı hale gelmiştir. Videoanoskop ayrıca ameliyatın kaydedilmesi ve cerrahi eğitim için kullanılması gibi avantajlar da sunmuştur.
Stapled hemorrhoidopexy has become an alternative method to conventional surgery in recent years. To perform the technique ideally, the purse string suture have to be placed circular and at a constant distance from linea dentata with suitable thickness of rectal mucosa. Unsuitable purse string suture may not be circular, may catch deeper tissues or some parts of the suture may be closer to linea dentata, and these factors may increase the risk persistent pain, and incontinence. Various anoscopes are modified to prevent the difficulties in purse string suturing. The stapled hemorrhoidopexy procedure was first performed in 2001 in our clinic and then the modification of the anoscope was required. The experience after the first modifications of the anoscope encouraged us to produce a more spesific anoscope. The opening of this new anoscope is adjustable by pulling the sliding lid. Additionally, it is possible to get the view inside of the anoscope, and the procedure can be viewed on a monitor. Moreover it has some advantages such as recording the operation by its videoanoscope, and these records may be useful for surgical training.

RESEARCH ARTICLE
2.Laparoscopic Resection in Surgical Colorectal Diseases: Presentation of Initial 26 Cases
Atilla Kurt, Mehmet Tekinel, Serdar Aksoy, Hakan Yanar
Pages 16 - 22
GİRİŞ ve AMAÇ: Kolon ve rektumun özellikle onkolojik hastalıklarda uygulanacak laparoskopik yaklaşımın yeterli güvenlik sınırları içinde gerçekleştirilebileceğini, bunun içinde açık cerrahiye göre daha cazip bir alternatif yaklaşım olduğu yapılan çalışmalarda görülmüştür. Bizim çalışmamızı, kanser ve bening hastalıklar nedeniyle opere ettiğimiz 26 hastanın sonuçlarını değerlendirmek için tasarladık.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Eylül 2002-Mart 2006 tarihleri arasında kolorektal kanser ve kolonun operatif bening hastalıkları ile alakalı 26 hastaya laparoskopik kolon rezeksiyonu uygulandı. Hastalar aynı ekip tarafından opere edildi. Hastanın ameliyat süreleri, hastanede kalış süreleri, gelişen komplikasyonlar, patolojik bulguları değerlendirildi.
BULGULAR: Yirmi altı hastanın 12’si erkek 4’ü kadın idi. Yaş ortalamaları 60 (35-81). Sigmoid tümör nedeniyle 11, rektum tümörü nedeniyle 5, çekum tümörü nedeniyle 2, transvers tümörü nedeniyle 1, divertiküler hastalık nedeniyle 5, doligosigmoid hastalık nedeniyle 1, çekum adenomu nedeniyle 1 hasta opere edildi. Operasyon süresi ortalama 160 dakika olarak hesaplandı. Hastanede yatış süresi ortalama 6 gün idi. Çıkarılan lenf nodu sayısı ortalama 22 idi. Açığa geçiş 1 hastada yoğun yapışıklıktan dolayı oldu, komplikasyon olarak 1 hastada incebarsak yaralanması oldu.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Kullandığımız teknik sonucunda hastalarımızda gözlemlediğimiz kadarıyla morbidite, hastanede kalış süresi, hasta memnuniyeti, fiziksel ve sosyal hayata dönüş açısından memnun edici sonuçlar alınmıştır. Açığa geçiş ve komplikasyon oranımızı literatür ile uyumlu olarak bulunmuştur.
INTRODUCTION: Especially in oncologic diseases of colon and rectum, laparoscopic approaches can be performed with safe margins. For this reason in previous studies shown that laparoscopic approaches may be more attractive than the open surgical procedures. We planned our study for evaluate the results of operated 26 patients who had malign and bening colon and rectum diseases.
METHODS: Between September 2002-March 2006, we performed laparoscopic colon resections in 26 patients with colorectal cancer or operative bening colon diseases. All the operations were performed by the same surgical team. Operation time, lenght of stay, complications and pathologic findings were evaluated.
RESULTS: Twenty six patients consisted of 12 male and 14 female, whose mean age was 60 (35-81), 11 of these patients had sigmoid tumors, 5 of them had rectum tumors, 2 of them had caecum tumors, one of them had dolicosigmoid disease, one of them had caecum adenoma. They were all operated. The mean operating time was 160 minutes. The postoperative lenght of stay ranged 3-16 days with a mean of 6 days. The mean number of lymphs nodes removed was 22. There were 1 operation conversion to open surgery because of fibrous adhesions, jejunal injury was performed in 1 patient during the operation.
DISCUSSION AND CONCLUSION: We observed in our patients that morbidty, lenght of hospital stay, satisfaction of patients, and return of their physical and social life was gladness. Our conversion of open surgery and complication rates was harmonic with the literature.

3.Laparoscopic Cholecystectomy and Tissue Injury: Using Monopolar Electrosurgery vs Ultrasonic Energy
Erdinç Kamer, Haluk R. Ünalp, Mehmet Cıkla, Taner Akgüner, Mehmet A. Önal
Pages 23 - 28
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmada ultrasonik enerji ve monopolar elektroenerji kullanılan kolesistektomi sonrası doku hasarının karşılaştırılması amaçlandı.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu prospektif nonrandomize klinik çalışmada elli hastanın 20'sine (%40) harmonik kesici ve klip (grup 1), 30'una (%60) monopolar elektro-cerrahi ve klip (grup 2) kullanılarak elektif laparoskopik kolesistektomi ameliyatı uygulandı. Postoperatif inflamatuar yanıt ve doku hasarı çeşitli laboratuar testleri (C-reaktif protein, kortizon, haptoglobulin gibi) ile değerlendirildi.
BULGULAR: Bu çalışmada grup 1 ve grup 2 arasında plazma C-reaktif protein, kortizon, haptaglobulin düzeyleri açısından anlamlı fark görüldü (p<0.05). Glukoz, fibrinojen, laktat dehidrohenaz, gama glutamin transferaz, alkalen fosfataz, serum glutamik oksaloasetik transferaz, serum glutemik pürivik transamilaz değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Laparoskopik kolesistektomi sırasında ultrasonik cerrahi kullanımı termal hasarı azaltılması, kolay diseksiyon ve tehlikeli akım kaçağının olmaması gibi bilinen avantajlarının yanında daha az doku hasarı ve immun sistemde minimal supresyon yapmasından dolayı elektro-cerrahi kullanımına iyi bir alternatiftir. Ancak laparoskopik kolesistektominin neden olduğu cerrahi travmanın şiddeti, farklılıkları ortaya koymak için yeterince büyük değildir. İnflamtuar cevabın azaltılmasında ultrasonik cerrahinin beklenen avantajı ileri laparoskopik cerrahinin kullanıldığı çalışmalarla desteklenmelidir.
INTRODUCTION: In this study we aimed to correspond tissue destruction after ultrasound energy and monopolar electroenergy laparoscopic cholecystectomy.
METHODS: In this prospective nonrandomized trial we used harmonic cutter and clip for 20 (%40) of 50 patients and monopolar electrosurgery and flip for the other 30 (%60) patients to apply elective laparoscopic cholecystectomy operation. Postoperative inflammatory process and tissue destruction were evaluated with different laboratory tests (C-reactive protein, stereoid, haptoglobuline etc).
RESULTS: In this study there were statistically significant differences in C-reactive protein, stereoid and haptoglobuline levels between two groups (<0.05). But there were no statistically significant differences in glucose, lakate dehidrogenase, gamma glutamik transferase, alkaline fosfatase, serum glutamic oxaloacetic transaminase, and serum glutamic pyruvic transaminase levels between two groups.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Ultrasonic energyuse in laparoscopic cholecystectomy with its advantages of less tissue easy dissection no electrical current leakage less immunosupression is a god alternative for monopolor electrosurgery in laparoscopic cholecystectomy. But the severity of trauma of surgery is not enough to evaluate the differences. The expected advantages of ultrasonic surgery for decreasing the inflammatory process have to ve supported by trails using advanced laparoscopic surgeries.

4.Why We Convert to Open Surgery in Laparoscopic Surgery?
Ediz Altınlı, Atilla Çelik, Neşet Köksal, Hüseyin Kadıoğlu, Fulya Özkal, Derya Karapınar, Rüştü Kurt
Pages 29 - 34
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma kliniğimizde 2002-2007 yılları arasında laparoskopik cerrahi uygulanmış hastalarda açığa geçme oranlarını tespit etmek ve açık ameliyata geçme nedenlerini incelemek için yapılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Beş yıllık dönemde ameliyatlarına laparoskopik başlanmış hastaların kayıtları gözden geçirildi. Her ameliyat grubu için açığa geçme oranları ve nedenleri sınıflandırıldı.
BULGULAR: Toplam 411 olguya laparoskopik girişim uygulanmış, bunların 37’sinde açığa geçilmiştir. Açığa geçme oranı tüm laparoskopik işlemlerde %9 idi. Olgular sırasıyla 3 apendektomi, 1 bant gastroplasti, 2 total ekstraperitoneal kasık fıtığı onarımı (TEP), 11 kolesistektomi, 9 kolon ve rektum rezeksiyonu, 1 nissen fundoplikasyonu, 1 karın fıtığı preoperatif radyolojik değerlendirmenin yanlış olması, görüntülemenin anatomik yapıları ortaya koymakta, yetersizliği, kanama ve teknik yetersizlik olarak saptanmıştır.
TARTIŞMA ve SONUÇ: İleri laparoskopik cerrahi uygulamalarında ameliyat ekibinin tecrübesi, preoperatif radyolojik olarak tam ve doğru değerlendirme ve teknik ekipmanın yeterli olması açık ameliyata geçmeyi engelleyecek ana faktörlerdir.
INTRODUCTION: The aim of study is to investigate conversion rates and reasons for the patients whome had been operated laparoscopically between 2002-2007.
METHODS: Patients records were reviewed for five years period whom were started laparoscopically for the operations. Conversion rates and reason were classified for all operative groups.
RESULTS: Laparoscopic procedures were done in 411 patients and a switch to convertion in 37 patients. Conversion rate was 9% for all laparoscopic interventions. The operative procedures converted to open procedures were 3 appendectomies, 9 colorectal resections, 1 band gastroplasty, 1 Nissen fundoplication, 1 ventral hernia repair, 2 total extraperitoneal groin hernia repairs (TEP), 11 cholecystectomies and 9 other laparoscopic interventions. Reasons for the conversion were dense adhesions, inoppropriate or false preoperative radiological staging, insufficient exposure, bleeding and technical problems.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Experience of the operation team, complete and accurate preoperative radiological staging and adequate technical equipments are main factors in prevention of conversions for laparoscopic procedures to open procedure.

5.Long Term Following Results in Laparoscopic Repair of Hernia
Faruk Aksoy, Ahmet Tekin, Tevfik Küçükkartallar, Celalettin Vatansev, Metin Belviranlı, Murat Çakır
Pages 35 - 40
GİRİŞ ve AMAÇ: Kasık fıtığı tedavisinde tek seçeneğinin cerrahi olmasına ve geçmişinin cerrahi tarihi kadar eskiye dayanmasına rağmen, ideal bir cerrahi yöntem geliştirilememiştir. Çok sayıda cerrahi teknik arasından uygulanması sürdürülebilir olan birden fazla teknik, alternatifli olarak hastanın ve fıtığının özelliklerine ve de cerrahın tercihine göre yapılmaktadır. Amaç hasta konforunun en iyi ve nüksün en az olduğu tekniği araştırmaya ve uygulamaya yöneliktir. Bu güncel alternatif teknikler arasında 1990’lı yıllardan sonra laparoskopinin cerrahi girişimlerde uygulanması ile fıtık onarımında farklı bir yöntem uygulama alanı bulmuştur. Bu tekniklerin bazı hastalarda uygulanması uygun olmazken, diğer birçok hastada alternatif olarak uygulanabilmekte ve bunların bir kısmındaysa tercihen ısrarcı olunması gerekmektedir. Bu yazıda kliniğimizde 1996 yılından beri uygulanmakta olan laparoskopik cerrahi ile tedavi edilmiş 144 hastanın uzun dönem sonuçları sunulmak istendi.
YÖNTEM ve GEREÇLER: 1996-2004 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Genel Cerrahi kliniğinde laparoskopik total ekstraperitoneal (TEP) yöntemi ile tedavi edilen 144 olgunun kayıtları retrospektif olarak incelendi.
BULGULAR: Olguların 120’si erkek, 9’u kadındı. Erkek olgularda yaş ortalaması 43.8 (15-82), kadınlarda 38.8 (29-60)’di. Bu olgulardan 9’unda önceden anterior yaklaşımla fıtık tamiri uygulanmıştı. 15 olguda fıtık bilateral yerleşimliydi. Ameliyat süresi tek taraflı fıtıklarda ortalama 55 dk (25-95), çift taraflı olanlarda 75 dk(60-145) idi. Olgulardan 8’inde (%6) açık yönteme geçildi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Laparoskopik inguinal herni ameliyatlarının en önde gelen avantajlarından birisi tüm potansiyel herni alanlarının örtülebilmesidir. Uzun dönem sonuçları incelendiğinde artmış tecrübe ile TEP mesh hernioplasti ile komplikasyon ve nüks oranları azalmaktadır.
INTRODUCTION: The only treatment of inguinal hernia is surgery and its history is old as surgery’s history an excellent surgical procedure hasn’t been developed. Many surgical technique is applied, according to types of patient hernia and it’s type and preference of the surgeon. The aim is to find best operation method and low recurrence rate. As laparoscopic surgical approac improvement was surgical increased after 1990s. Laparoscopic hernia repair is an alternative and different method. While this new surgical techniques aren’t suitable for some patients. For some patients, laparoscopic hernia repair is preferable, in this article we aimed to present long-term following results in laparoscopic hernia surgery in 144 patient.
METHODS: The records of 144 groin hernia patients for whom we applied laparoscopic TEP hernia repair at Selcuk University Meram Medicine Faculty General Surgery Department during 1996-2004, were examined retrospectively.
RESULTS: 120 of the cases were male and 9 were female. Mean ages were 43.8 (15-82) for men and 38.8 (29-60) for women. At 9 of the cases, hernia repair had been performed with anterior approach before. At 15 of cases, hernias were bilateral. The operation periods were 55 minutes (25-95) for unilateral hernias and 75 minutes (60-145) for bilateral ones. At 8 of the cases (6%), open method had to be used.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Being able to cover all potential hernia areas is one of the advantages belonging to laparoscopic hernia repair. When the long term results are examined, complication and recurrence rates decrease with inceasing experince at TEP mesh hernioplasty.

LookUs & Online Makale