E-ISSN 2587-0610

Quick Search




Laparoscopic Endoscopic Surgical Science (LESS) - Laparosc Endosc Surg Sci : 7 (4)
Volume: 7  Issue: 4 - 2000
CASE REPORT
1.Video-assisted thoracoscopic excision of bronchogenic cyct: A case report
Okan Solak, Muzaffer Metin, Songül Çuhadaroğlu, Mehmet Kullep, Atilla Gürses
Pages 125 - 127
Akciğer içi ve mediastende görülen kistik lezyonların çoğu edinsel, daha az bir bölümü ise konjenital olarak meydana gelir. Konjenital, akciğer kistlerinden biri olan bronkojenik kistler sıklıkla çocuk ve genç yaş döneminde görülür. Primer mediastinal kitlelerin %10-15'ini oluşturur ve çoğunlukla asemptomatiktir. Mediastinal kistik lezyonlu uygun olgularda video-yardımlı torakoskopi (VATS) ile kist eksizyonu komplet rezeksiyon yapılabildiği sürece torakotomiye tercih edilmelidir. VATS ile bronkojenik kist eksizyonu uyguladığımız bir olgu da literatürü gözden geçirerek yöntemin etkinliğini tartışmak istedik.
The cystic leşions of mediastinum and lung parenchyma are mostly acquired, and a small number is congenital. The bronchogenic cyst which is one of the congenital lung cysts, is frequently seen in children and adolescents. Bronchogenic cysts are 10-15% of primary mediastinal masses and mostly asymptomatic.ln âdequate lesions with mediastinal cystic leşions, cyst excision by VATS should be preferred instead of thorocotomy if complete resection can be done. We wanted to discuss the effectivity Of VATS İn a case in which we excissed.

2.Laparoscopic evaluation of contralateral patent processus vaginalis through ipsilateral inguinal hernia
B. Haluk Güvenç, Melih Tugay
Pages 128 - 132
Literatürde rutin bilateral inguinal eksplorasyon sırasında %40-60 oranında kontralateral patent prosesus vaginalis (KPPV) saptandığı bildirilmektedir. Rutin eksplorasyon yapılmayan olguların % 10-40'ı karşı tarafta fıtık çıkması şikayeti ile tekrar başvurmaktadır. Çocuk yaş grubuna uygun çap ve boyuttaki aletlerin geliştirilmesi sonucunda pediatrik laparoskopik girişimler popülarite kazanmıştır. Calışmamızda, tek taraflı kasık fıtıklarında tanısal amaçlı laparoskopi ile KPPV nin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gerçekleştirmiş olduğumuz prospektif çalışmamızda, kasık fıtığı tanısıyla başvuran 36 olgu KPPV açısından değerlendirilmiştir. Olgulann dördü teknik nedenler, dördü ise bilateralite nedeniyle çalışma dışı bırakılmıştır. Laparoskopi için fıtık kesesinin kanulasyonunu takiben batın 10 mmHg basınç ile şişirilmiştir. Karşı taraf inguinal bölge palpasyonla KPPV bulgusu açısından değerlendirilmiştir. Eksplorasyon 5-mm çapında, 45 derece açılı bir kamera kullanılarak gerçekleştirilmiş, KPPV saptanan olgularda onarım yapılmıştır. 28 olgunun sekizinde (%29) KPPV saptanmış olup, bir yaşın altında bu oran %40, bir yaş üstünde %22 olarak bulunmuştur. Sağ tarafta kasık fıtığı olan olguların % 25'inde, sol tarafta olanların ise % 33'ünde KPPV veya fıtık olduğu saptanmıştır. Batının şişirilmesini takiben yapılan manuel muayenenin güvenilir olmadığı sonucuna varılmıştır. Tek taraflı kasık fıtıklannda uygulanacak tanısal amaçlı laparoskopinin kolay, ucuz, ilerde yapılabilecek ikinci bir cerrahi girişimin maliyeti ile rutin eksplorasyon sırasında kord yaralanması riskini ortadan kaldıracak bir yöntem olduğuna inanıyoruz.
It is stated that in 40 — 60 % of children with a unilateral inguinal hernia, a contralateral patent processus vaginalis (CPPV) is present during routine bilateral exploration. Other series report a 10 — 40 % return for a contralateral hernia repair when unexplored. Introduction of fine laparoscopic instruments suitable for infants and children has popularized the technique among pediatric surgeons. Our aim is to evaluate the presence of CPPV in children with a unilateral inguinal hernia by means Of diagnostic laparoscopy. In a prospective study we evaluated and treated 36 consecutive cases for a known inguinal hernia. Four patients with bilateral hernias and an additional four with complicated clinical situations or due to technical difficulties did not undergo laparoscopic evaluation. Following preparation of the ipsilateral hernia sac and cannulation, the abdomen was insufflated up to 10 mmHg. Contralateral inguinal region was manually examined for a suspect PPV. A diagnostic laparoscopy was performed via hernia sac using a 45-degree, 5-mm telescope. We found a CPPV in eight (29%) of the 28 cases. Children under one year Of age showed a 40% incidence, where those over One year showed a 22% incidence of CPPV. 25% of the cases with a right inguinal hernia and 33% of the cases with a left inguinal hernia had a CPPV. We found that insufflation is unreliable in determining the presence Of CPPV manually. We believe that diagnostic laparoscopy is an easy and cost effective procedure in determining the presence Of a CPPV. It decreases both the risk and cost Of a second operation and avoids injury of the cord in an unnecessary exploration.

3.Is it rational to do a laparoscopic intervention to probably malignant adnexal masses? a case report and a literature review
Süleyman E. Akhan, Bülent Ergun
Pages 133 - 137
Laparoskopik cerrahi girişim selim adneksiyal kitlelerin tanısı ve tedavisinde güvenle kullanılabilecek bir yöntemdir. Postoperatif dönemi hastanın daha İyi tolere etmesi ve hastanede kalış süresini kısaltması adneksiyal kitlelerin tedavisinde laparoskopik cerrahinin giderek daha fazla tercih edilmesine sebep olmaktadır. Jinekolojik habis tümörlerde de laparoskopik cerrahi kullanım alam bulmasına rağmen klasik yaklaşım şekli sadece selim ovarİan kitlelerin laparoskopi ile tedavisi şeklindedir. Bu durum hastanın preoperatİf değerlendirilmesini son derece önemli kılmaktadır. Bu makalede, CA-125 seviyesi yüksek, Transvaginal Ultrasonografi' de heterojen eko veren adneksiyal kitlesi olan bir hastaya yaklaşımımızı sunmayı ve literatürün Işığı altında bu Olgularda izlenmesi gereken algoritmayı tartışmayı amaçladık.
Laparoscopic surgery is a safe method in the diagnosİs and treatment Of benign adnexal masses. The better postoperative tolerance and the, shorter hospital stay gradually make the laparoscopic surgery the preferred method in the treatment of adnexal masses. Although the malignant tumors also may be managed laparoscopically, still the classical approach is to apply this kind of surgery for the treatment of benign ovarian lesions. This condition makes the preoperative evaluation of the patient extremely important.ln this article we presented a case with high CA 125 plasma levels and an adnexal mass with heterogenous echos on transvaginal ultrasound and tried to discuss the approach and the algorythm of management of this kind of patients.

RESEARCH ARTICLE
4.Surveillance in patients in whom galbladder cancer was diagnosed after laparoscopic cholecystectomy
Tayfun Karahasanoğlu, Ayhan Özsoy, Sibel Erdamar, Arif Sami Kahya, Ismail Hamzaoğlu, Nihat Yavuz, Yavuz Eryavuz, Ahmet Nejat Özbal
Pages 138 - 142
GİRİŞ ve AMAÇ: Safra kesesi kanseri tanısı laparoskopik kolesistektomiden sonra konulan hastalarda trokar yeri metastazı ve sağkalımı araştırmak.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Laparoskopik kolesistektomi uygulanan 4391 hasta içinde ameliyat sonrası histopatalojik inceleme ile safra kesesinde kanser saptanan hastalar trokar yerinde mtastaz oluşumu ve sağkalım açısından analiz edilmiştir.
BULGULAR: Laparoskopik kolesistektomi yapılan hastaların sekiz(%0,18)'inde ameliyat öncesi veya sırasında tanınamayan safra kesesi kanseri saptandı. Takip edilebilen yedi hastanın patalojik evreleri dört hastada pT2 ve üç hastada pT3 şeklindedir. Bir hastada %14,2) laparoskopik kolesistektomiden iki ay sonra trokar yerinde metastaz gelişti. Ortalama sağkalım 30 ay olarak bulundu.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Safra kesesi kanseri tanısı laparoskopik kolesistektomi sonrası konulan hastalardaki tedavi yaklaşımı cerrahın tercihine bağlı olarak değişmektedir. Bu konunun tamamen aydınlanması için varolan literatürden daha fazla sayıda çalışmaya ihtiyaç vardır.
INTRODUCTION: To research the survey and metastasis in port site in patients in whom gallbladder cancer was diagnosed after laparoscopic cholecystectomy.
METHODS: Of the 4391 laparoscopic choleccystectomy patients (0,18%) gallbladder cancer was diagnosed by the post operative histopathological investigation,were analysed on behalf of metastases in port site and survey.
RESULTS: In eight laparoscopic cholecystectomy patients (O,18 %) gallbladder cancer was diagnosed which was not being known before or during the operation. In four Of the seven followed patients pathological grade was pT2 and in three was pT3. In one patient (14,7 To) port site metastasis was developed two months after laparoscopic cholecystectomy. Mean surveillance time was 30 months.
DISCUSSION AND CONCLUSION: The tendecy for the treatment of patients whose gallbladder cancer was diagnosed after laparoscopic cholecystectomy depends on the choice of the surgeon. More reports are needed for this problem to be solved.

5.Ventral fıtıklarda laparoskopik onarım deneyimimiz
Ediz Altınlı, Cihan Uras, Selin Kapan, Tarık Akçal, Ümit Balcısoy
Pages 143 - 146
GİRİŞ ve AMAÇ: Laparoskopik ventral fıtık onarımının teknik özelliklerini ve sonuçlarını incelemek.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Ocak 1998 ve Ocak 2000 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Gürkan C servisinde toplam 22 ventral fıtık olgusuna laparoskopik onarım uygulandı.
BULGULAR: Olguların 3'ü nüks olmak üzere 11'i umblikal, 10'u insizyonel, 1'i epigastrik fıtık idi. İnsizyonel fıtık olgularının 6'sı Phannenstiel, 1'i göbek üstü median insizyon distalinden, 1'i göbek altı median insizyonun proksimalinden, 2'si sağ transrektal insizyon yerlerinden gelişmişti. Olguların 19'u kadın, 3'ü erkekti. Serinin en genci 37, en yaşlısı 70, ortalama yaş 53.95 ± 2.03 idi. Olguların 2'sine uygun boyutlarda politetrafloroetilen mesh, diğerlerine polipropilen mesh ile fıtık onarımı yapıldı. Olgulann 6'sı ameliyat sonrası birinci gün, diğerleri ameliyat sonrası 2. gün taburcu edildiler. Nüks umblikal fıtığı olan bir olguda ameliyat sonrası erken dönemde göbek bölgesinde seroma tesbit edildi. Olgular en az 6 en £0k 12 ay, ortalama 9.14 ± 0.54 ay olmak üzere ameliyat sonrası l, 3, 6 ve 12. aylarda rutin kontrollere çagrıldılar. Takip süresince nüks tesbit edilmedi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Laparoskopik teknikle ventral fıtıklarda mesh uygulaması mortalite, (1/22) %4.54 morbidite oranları, kısalmış hastanede kalış süresi, kozmetik olarak daha tatminkar sonuçlar vermesi ve hastanın günlük aktiviteye dönüş zamanının daha kısa sürede gerçekleşmesi nedeniyle seçilmiş vakalarda tercih edilebilecek güvenilir bir yöntemdir.
INTRODUCTION: Evaluation Of techniqual properties and outcomes of laparoscopic ventral hernia repair.
METHODS: Laparoscopic repair Was applied to 22 ventral hernia cases in Istanbul University, Cerrahpa¥a Medie-al Faculty, Department Of General Surgery, section of Gürkan C between January 1998-January 2000.
RESULTS: : Total number of cases Were 22. There were I I umblical hernia cases with three recurrences, 10 incisiOnal hernias and one epigastric hernia. Six of the incisional hernia cases were originated from Phannenstiel incision, one from distal part of the upper midline incision, one from proximal part of lower midline incision and two of the cases originated from right transrectal incisions. Nineteen Of the cases were female and three Of them were male. The youngest case Was 37 years Old and the oldest was 70 years old with the mean age of the series as 53.95±2.03 years. In two of the cases polytetrafloroetylene mesh of the appropriate size was used for repair of the hernia and polipropilene mesh was used in the remaining cases. Six of the cases were discharged from the hospital in the first postoperative day and the others were discharged in the second postoperative day. In a case of recurrent umblical hernia, seroma around the umblicus was detected in the early postoperative period. Cases were followed up between 6-12 month with a mean of 9.14 ± 0.54 months by regular follow-ups at 1st, 3rd, 6th and 12th months. No recurrence was observed during the follow up period.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Laparoscopic ventral hernia repair with mesh application is a preferable and safe tecnique in selected cases with advantages of 0% mortality rate, 4.54% morbidity rate (1 / 22), shorter hospital stay, satisfactory cosmetic results and rapid return to daily activities.

LookUs & Online Makale